Bahabey caddesi sinema meydanı Yavruturna mah, cengiz topel cad. No: 2/B Erdem Apt B blok Çorum/Merkez

Rab’bin Duası

Rab’bin Duası

Rabbin Duası

GİRİŞ :Çevremize baktığımız zaman birçok inanç görüyoruz ve bu inançlarda yaşayan insanların hepsi bir şekilde Tanrı’ya yaklaşmak için Dua ediyorlar hemen hemen bütün dinlerde duanın çok büyük bir önemi var.Biz Hıristiyanlarda duaya çok önem veriyoruz öyle değil mi? Ve her fırsatta dua ediyoruz.Çünkü incil bize bunu buyuruyor.İçimizden bir kardeş hastalanıyor ve biz O’nun üzerine el koyarak Rab’den O’na şifa vermesi için dua ediyoruz veya bir kardeşimiz iş arıyor Rab’bin O’na bir iş sağlaması için dua ediyoruz veya bir kardeşimiz zor bir durumda ise Rab’bin O’na yardım etmesi için dua ediyoruz,veya kardeşimiz evlenmek istiyorsa Rab’bin O’na uygun bir eş göstermesi için dua ediyoruzyani her durumda her zaman dua ediyoruz .Çünkü dua biz Hıristiyanların hayatında önemli bir yer kaplıyor inancımıza göre Dua Tanrı ile konuşmak demektir.

Bir çok inanç duayı kendi inançlarına ve anlayışlarına göre değişik biçimlere sokmuş ve o biçimler içinde ise şekillendirmeye çalışmıştır.Kimileri birtakım sözcükleri ezberleyerek dua etmiş kimileri ise bu ezberlere bir takım hareketlerde eklemiştir.Çok iyi hatırlıyorum eskiden ben ortaokul yıllarında iken her akşam yatmadan önce diz çöker, ellerimi açar ve ezbere bildiğim birkaç Arapça dua ettikten sonra yatardım.Bazen ne söylediğimi bilmezdim ama yinede Tanrı ile konuştuğumu ve bir din görevimi yerine getirdiğimi zannederdim

Ama Ben İsa ile tanıştıktan sonra gördüm ki gerçek dua böyle olmuyor.Gerçek dua yani Tanrı’nın bizden istediği dua İsa Mesih’inde bize açıkladığı gibi Tanrı ile baş başa anlaşılır bir dilde konuşmaktır. Bir dost gibi Tanrı’ya söylemek, Ondan beklemek ve O’nu dinlemektir.Yoksa boş veya ezbere sözler söylemek değildir dua etmek.Dua etmek demek yüce Tanrı ile birlikte bir şeyler paylaşmak demektir.

Kutsal Kitaba baktığımız zaman tarihte birçok insanın ettikleri dualarla zafer kazandıklarını görüyoruz.Bu kişilerin ettikleri dualarla tarihin akışını değiştirdiklerini ve tarihi etkilediklerine tanık oluyoruz.Örneğin Musa Tanrı’ya dua ediyor Tanrı O’nun duasını işitiyor hemen cevap veriyor ve bir mucize oluyor.İlya Tanrı’ya dua ediyor Tanrı gökleri kapatıyor ve hiç yağmur yağmıyor daha sonra yine dua ediyor ve yağmur yağıyor.Ve daha bunun gibi daha birçok kişi Tanrı’ya dua ederek isteklerine Tanrı’dan cevap buluyorlar.Çünkü onlar diri bir Tanrı’ya dua ediyorlardı ve onlar bu duayı bir dini vazife olarak görmüyorlar ama gerçek Tanrı ile konuştuklarını biliyorlardı.

Sadece bu kişiler değil ama İsa Mesih’inde dua ettiğini görüyoruz İsa yeryüzündeki hizmeti boyunca daima Baba Tanrı’ya dua etti bunun birçok örneğini İncil’de görebiliyoruz Çünkü Dua İsa Mesih’e göre Baba Tanrı ile arasındaki ilişkinin önemli bir göstergesi idi Baba Tanrı ile arasındaki o sevgi ilişkisinin bir parçası idi Dua O’nun için Baba Tanrı ile geçirdiği bir birliktelikti.

Neydi onların dualarını bu kadar farklı kılan dualarında özel bir sihir mi vardı ?Öğrencileri İsa’nın dua edişindeki farklılığı anlamışlardı.Bu nedenle O’ndan kendilerine dua etmeyi öğretmesini istemişlerdi. Bu istek üzerine bugün birçok Hristiyannın ezbere bildiği ve bizimde sık sık ibadetlerimizde sözlerini ilahi olarak söylediğimiz Göklerdeki Babamız duasını öğretti.

İlk bakışta bu dua oldukça sade görünmektedir.Ama aslında Tanrı’ya Ruh’ta ve gerçekte tapınan kişinin dua yaşamı için bir Tanrısal dua rehberidir.Bu nedenle bu duanın sadece ezberlenmesi değil, Tanrı’nın dua yaşamımızdaki isteğini tam olarak anlayabilmemiz için özümsenmesi de gerekmektedir.Hiç düşündünüz mü? İsa’nın bize örnek olarak verdiği bu duanın derin olarak ne anlama geldiğini evet her hafta söylüyoruz ilahi olarak ama gerçekte o derin anlamın ne olduğunu hiç düşündük mü? Bu gün size biraz bunu açmak istiyorum bu duada bize öğretilmek istenen nedir?Bu duanın ilk ayetlerine baktığımız zaman çok sıcak bir giriş yapıyor

GÖKLERDEKİ BABAMIZ ( Matta 6;9 )
Tanrı kendisini bize Baba’mız olarak bildirmiştir.Bunun ne anlama geldiğini bir düşünün her şeyi yaratan ve yöneten bizim Baba’mızdır.Tarihi çağları ve zamanları düzenleyen bizim Baba’mızdır istediği her şeyi yapabilecek kadar güce sahip olan, bizim için en iyisinin ne olduğunu anlayacak kadar bilgeliğe sahip olan ve çocukları için iyi olanı her zaman yapacak kadar sevgiye sahip olan Tanrı evet O bizim Baba’mızdır. Kutsal Kitab’ın bize gösterdiği en harika şeylerden biri de Tanrı’nın bizim Baba’mız olduğudur.
Ama Baba sözcüğünü işitince aklınıza ne geliyor? Evine bakan, koruyan, ihtiyaçlarını yerine getiren, sıcak ve şefkatli bir Baba mı düşünüyorsunuz yoksa baba sözcüğü size başka türlü çağrışımlar mı yapıyor?Tanrı Kutsal Kitap’ta kendisini yaşantılarımızın her ayrıntısıyla yakından ilgilenen, şefkatli ve bağışlayan bir baba olarak tanıtıyor.Bu sadece güzel bir resim değildir bu bir gerçektir.Belki dünyasal babanız o kadar iyi bir insan değildi, belki ondan bir sevgi, bir ilgi görmedin hiç yada tam tersi belki daima dayak yedin, belki hor görüldün.Bu mümkün daima televizyonlardan bunu görüyoruz Tanrı’ya Baba Diyemeyenlere diye bir kitap okudum orada yazar bir kıza Tanrıyı anlatırken kız ona soruyor Tanrı kimdir? diye yazarda O’na Tanrı’nın yakınlığını anlatmak için O’na Tanrı bir Baba gibidir diyor ve bunu der demez kız hemen şunu söylüyor eğer Tanrı bir Baba gibi ise, babam gibi ise ne kadar var olsa da ben O’nu sevemem ve O’na yaklaşamam diyor ve oradan uzaklaşıyor tabiki yazar hayret ediyor çünkü ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyor ama daha sonra olayın iç yüzünü öğrendiğinde kızı anlıyor çünkü O kızın dünyasal Babası ona 17 yaşında iken tecavüz ediyor,dövüyor daha sonrada O’nunla hiç ilgilenmeden öylesine bırakıyor.Bu yüzden kız babasından nefret ettiği için Tanrı’yı bir Baba olarak göremiyor.
Evet belki dünyasal Babalarımızdan böylesine olumsuz şeyler yaşamış olabiliriz ama şunu bilmeliyiz ki Göklerdeki Baba’mız dünyasal babalarımız gibi değildir O iyi ve sevgi dolu bir Baba’dır.O sizinle ilgilenir, size bakar ve yaşamınızdaki her ayrıntıya önem verir.Kutsal Kitap neden Tanrı’nın başınızdaki saçların bile sayısını bildiğini söylüyor biliyor musunuz? Herhalde Tanrı matematikten hoşlandığı için değil size değer verdiği için bunu biliyor.
Bu yüzden ilk olarak Tanrı’ya yaklaşmadan önce dualarımızda O’nun gerçekten iyi ve bize değer bir baba olduğunu bilmeliyiz ve O’nunla kişisel bir ilişkide olmamız gerekmektedir. Çünkü Tanrı senin Baban olduğu gibi sende O’nun sevgili bir çocuğu oluyorsun Tabiki İsa ‘ya Rab ve Kurtarıcı olarak iman ediyorsan çünkü İsa’ya iman etmeyenler Tanrı’yı kişisel olarak tanımadıklarından Tanrı’ya doğal bir biçimde Baba diye yaklaşamazlar.Kutsal kitap bize Tanrı hakkında bir şey bilmekle, Tanrı’nın kendisini kişisel olarak tanımak arasında bir fark olduğunu öğretir.YUHANNA 1;12-13 ‘der ki “Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.Onlar ne kandan, ne beden, nede insan isteğinden doğdular; tersine Tanrı’dan doğdular.” Bu sözler bizlere Tanrı’nın çocukları olabilmek için yapmamız gereken bir şey olduğunu gösterir.Oda O’na iman etmemizdir. Hamdolsun ki bizde Onun adına iman ettiğimiz için ve O’nun çocukları olduğumuz için Tanrı’ya dualarımızda Göklerdeki Baba’mız diyerek yaklaşabiliriz.

ADIN KUTSAL KILINSIN ( Matta 6;9 )

Gökteki Baba’mız kutsaldır.Kutsal Kitab’ın birçok yerinde Tanrı’nın ne kadar kutsal bir Tanrı olduğu dile getiriliyor.Vahiy bölümüne baktığımız zaman orada ki varlıklar Rab’bin ne kadar yüce olduğunu dile getirmek için Taht önünde O’na kutsal, kutsal, kutsal Tanrı diye sesleniyorlar.Her şey Rab ‘bin yüceliği içindir çünkü Rab bizi yüceliği için yaratmıştır bu yüzdende herşeyi kendi yüceliği için yapar. Buna göre Tanrı’nın yarattığı ve yaptığı herşeydeki amacı insanların O’nun kim olduğunu görmesi ve anlamasıdır.İsa öğrettiği duada “Adın kutsal kılınsın” derken Tanrı’ya saygıyla yaklaşmamız gerektiğini ve O’na hamt ve övgüyle Tapınmaya başlamamız gerektiğini vurgulamak istiyor.Eğer sadece Tanrı’nın önüne gittiğimizde O’ndan bir şeyler istemek için gidiyorsak o zaman bu bir çıkar ilişkisi oluyor gerçek bir sevgi ilişkisi olmuyor.Bu yüzden dualarımızda Rab’be övgülerle yaklaşmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için İsa Tanrı’nın adını kutsal kılmamız, ilk önce O’nu karakterlerinden, sonrada sağlayışlarından dolayı övmemizi istiyor.Tapınmalarımızda ve dualarımızda ilk adım yüzümüzü Tanrı’ya çevirmek, günlük yaşamın sıkıntılarından uzaklaşarak tüm dikkatimizi O’na vermektir. MEZMUR 100;1-5’te Davut şunları söylüyor.Eskiden insanlar tapınağa geldiklerinde bir sunu getirilerdi, boş ellerle gelmezlerdi bizde aynı şekilde Rab’bin tapınağına geldiğimizde boş ellerle gelmeyiz bizim Rab’be getirdiğimiz sunu varlığımızdır.Sunu olarak biz Rab’be kendimizi sunarız.Tanrı’ya boş elle gelmek yerine İBRANİLER 13;15’te sözü geçen kurbanlarla yaklaşırız.Nedir bu kurban “Bu nedenle, İsa aracılığı ile Tanrı’ya sürekli övgü kurbanları, yani O’nun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım iyilik yapmayı sizde olanı başkasıyla paylaşmayı unutmayın. Çünkü Tanrı bu tür kurbanlardan hoşnut olur.” Eğer bizde dualarımızda Tanrı’yı hoşnut etmek için yaklaşırsak ve O’nun adını kutsal kılarsak o zaman bizim dualarımız anlam kazanacak ve bereketlenecektir.

EGEMENLİĞİN GELSİN GÖKTE OLDUĞU GİBİ YERYÜZÜNDEDE SENİN İSTEDİĞİN OLSUN ( Matta 6;10 )

Dualarımızda ve tapınmalarımızda övgüden sonra ilk olarak Tanrı’nın işinin ve amacının ilerlemesi için dua etmeliyiz Rab’bimiz İsa Mesih’in doğruluk ve adaletle kuracağı egemenlik için dua etmeliyiz.Tanrı bir Kral’dır ve Krallığının başında tahta oturuyordur bizde O’nun Krallığının halkıyız ve kullarıyız Bizler Tanrı’nın krallığını kabul etmiş insanlarız O’nun halkı olmaktan da sevinç duyuyoruz ve daima bizler dualarımızda O’nun egemenliğinin gelmesi için dua ettiğimizde Tanrı’nın bizi Kral olarak yönetmesi istediğimizi itiraf ediyoruz.Tanrı’nın yaşamımızda her gün ne yapmamızı istediğini söylemesini istiyoruz O’nun planı bizim planımız, O’nun isteği bizim isteğimiz.ayrıca Tanrı’nın yaşamımıza hükmetme ve bizi istediği durumlara sokma hakkına sahip olduğunu da itiraf ediyoruz.

Kralla ne yapılır? İtaat edilir değil mi o halde bizimde yapmamız gereken budur.Ama itaat etmek için O’nun isteğinin de ne olduğunu bilmemiz gerekiyor.Bu yüzden böyle dua ediyoruz “Gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin isteğin olsun” Bundan başka Tanrı’nın isteğinin yaşamlarımızda da yapılması için dua ediyoruz İtaatimiz Tanrı için önemlidir.O’nun isteği gökte kusursuz bir şekilde yerine getirilir melekler O’na itaatsizlik etmezler isteğini tam olarak bütün içtenlikleriyle yerine getirirler Dünyadaki durum neden farklı olsun ki Tanrı’nın isteği göklerde olduğu kadar yeryüzünde de önemlidir.O’nun halkı olduğumuza göre de O’nun isteğini yerine getirecek olan bizleriz.Dualarımızda bunu kabul etmeliyiz Tanrı her şeyi bizden daha iyi bilir, herşeyin en iyisini O bilir bazen istediğimiz bir şeyi alamayız o zaman şunu bilmeliyiz ki bu Tanrı’nın isteği değildi .İsa söylediği bu sözle Tanrı’nın isteğini yerine getirmeye ve O’nun isteğini itaatle kabul etmeye daima açık olmamız gerektiğini vurgulamak istedi.

BUGÜN BİZE GÜNDELİK EKMEĞİMİZİ VER.( Matta 6;11 )

Bu duadan da hemen anlaşıldığı gibi Tanrı’ya dualarımızda sadelik içerisinde yaklaşmalıyız. Gerçek şu ki gözlerimiz kendi ihtiyaçlarımızda değil de Tanrı’da olduğu sürece Tanrıdan ihtiyaçlarımızı karşılamasını dileyebiliriz.Dikkat ederseniz bu duadaki ilk üç istek Tanrı ile ilgiliydi.diğer üç istek ise bizimle ilgilidir.Her gün bir şeylere ihtiyacımız var bütün bunlara gündelik ekmek diyoruz ve biz şuna inanıyoruz ki bizim bütün ihtiyaçlarımız Göklerde ki Baba’mız tarafından karşılanıyor.O bizim neye ihtiyacımız olduğunu biliyor ve biz daha O’ndan dilemeden önce O bizim neye gereksinimimiz olduğunu biliyor.Bu yüzdende O’nun bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacağına daima iman etmeliyiz Kendimizi ve ihtiyaçlarımızı Rab’bin ellerine bırakmalıyız.Kutsal Kitap bu konuda bize kaygı duymamamız gerektiğini söylüyor. MATTA 6;25-33

BİZE KARŞI SUÇ İŞLEYENLERİ BAĞIŞLADIĞIMIZ GİBİ, SENDE BİZİM SUÇLARIMIZI BAĞIŞLA.

Bağışlama Kutsal Kitab’ın en önemli konularından birisidir.Bazen anlaşılması ve uygulaması zor bir konudur.Gerçek bağışlama suçlu kişinin suçunu itiraf etmesi ve kabul etmesi durumunda yaptığı suçtan tamamen bağışlanması demektir.Bizler tam ve gerçek anlamda bağışlanmayı Tanrı’nın bağışlama karakterinden öğreniyoruz.Bu nedenle gerçek anlamda bağışlanmayı anlamak istiyorsak öncelikle Tanrı’nın bağışlamasını algılamamız gerekmektedir Tanrı’nın bağışlamasını anladıktan sonra bizde başkalarını bağışlayabiliriz başkalarını bağışlamak için ilk önce bizim ne kadar bağışlandığımızı bilmemiz gerekir.Bağışlanmış borcumuzun ne kadar büyük olduğunu kavrarsak o zaman bizde başkalarını bağışlayabiliriz.Hepimiz hemen hemen bu konuda çok zayıfız ama şunu bilmeliyiz ki bağışlama her imanlı Hıristiyan’ın görevidir.Kutsal Kitaba göre bize karşı suç işleyenleri bağışlamazsak biz günah işlemiş oluyoruz ve kendi kendimize Tanrı’nın yargısını üzerimize çekmekteyiz. Matta 6;14-15 Üstelik biz kimiz ki başkalarını yada kardeşimi bağışlayamayacağım Biz aslında kardeşimizi bağışlamamakla kendimizi Tanrıdan daha üstün bir şekilde görmüş oluyoruz çünkü Tanrı’nın kendisi Oğlu İsa Mesih’in adında daima bizi bağışlıyor ve affediyor ama biz bazı durumlarda bağışlayamıyoruz neden Gururumuzdan dolayı çünkü gurur bağışlamayı engeller.O zaman yapmamız gereken budur gururumuzu kırmak ve bağışlamak çünkü bunu yapmak zorundayız bağışlamamak gibi bir lükse sahip değilim Eğer kardeşimi bağışlamazsam şunu bilmeliyim ki Tanrı’da beni bağışlamayacaktır incil çok açık bir şekilde bunu söylüyor. ( Acımasız köle benzetmesi MATTA 18;21-35 )

İsa Mesih verdiği dua örneğinde ve bizde sık sık bu şekilde dua ettiğimizde aslında Tanrı’ya ne söylemiş oluyoruz biliyor musunuz? John Calvin’nin bu konuda bir sözü var onu size okumak istiyorum Calvin diyor ki “Akıl gazabından, kinden, intikam isteğinden isteyerek kaçmak ve haksızlığı hatırlamayı unutmadan isteyerek kaçmak bizim bağışlamamızdır.Bu yüzden Tanrı’dan günahlardan bağışlanmayı bizi kızdıran yada kızdırmış olanların bize karşı yapmış oldukları suçları bağışlamadıkça beklememeliyiz..Eğer kalbimizde nefret duygularını tutuyorsak, eğer herhangi bir fırsatta zarar vermek için intikam planlıyor ve düşünüyorsak ve onlar tarafından iyi sayılmayı hak eden her çeşit iyi işlerden dolayı düşmanlarımızın iyi lütuflarına geri dönmeyi göz ardı ediyorsak, ve kendimizi onlara övüyorsak aslında Rab’bin bize öğrettiği bu duayı söyleyerek Tanrı’ya günahlarımızı bağışlamaması için dua ediyoruz Çünkü O’ndan bizim başkalarına davrandığımız gibi bize davranmasını istiyoruz.”

AYARTILMAMIZA İZİN VERME KÖTÜ OLANDAN BİZİ KURTAR. ( Matta 6;13 )

Günahlı bir doğadan geldiğimiz için günaha karşı her zaman içimizde bir yatkınlık vardır.Ve biz kendi gücümüzle günaha karşı gelemeyiz bu yüzden her zaman Tanrı’ya ihtiyacımız vardır.Tanrı’dan yardım almadan biz hiçbir şey yapamayız eğer olumlu bir yaşam sürdürmek istiyorsam Tanrı’ya bağlı kalmak zorundayım eğer Tanrı’ya bağlı kalmazsam günahın gücüne karşı koyamam ve şeytan beni ayartarak günaha düşmemi sağlar, ayartılara ve denenmelere karşı koyabilmem için Rab’be bağlı kalmam gereklidir O’na daima sıkı bir şekilde bağlanmamız gerekiyor. O zaman Homeros’un Odessia adlı destanında ki Ulyses gibi olacağız.

Bu eserde deniz kızları yaşadıkları adanın yakınlarından geçen denizcileri tatlı şarkılarıyla kıyıya çekmektedirler. Bu tatlı çağrılara karşı koyamayan denizciler tekneleri ile kayalıklara çarparak parçalanmaktadırlar. Ulyses’in de bu sınavdan geçmesi gerekir. Mürettebatın kulaklarını pamukla iyice tıkayıp kendini de geminin direğine bağlatır. Böylece kulakları açık olduğu halde eli kolu bağlıyken tuzağa karşı koymuş olur ve bu denenmeden başarıyla çıkar.

Rab’bin kendisi O’na bağlı kaldığımızda bütün ayartılara ve denenmelere karşı koyabildiğimiz sarsılmaz bir direk gibidir.Çünkü kendisi denendiği halde yinede günah işlemedi bu yüzdende denenmede olan kişilere de yardım edecek güçtedir.Kutsal Kitaba baktığımızda her kişinin değişik denenmelerle karşı karşıya geldiklerini görüyoruz Evet Tanrı denenmemize izin veriyor bizi güçlendirmek için ama şunu bilmeliyiz ki denenmeden başarıyla çıkamazsak Tanrı beni ayarttı diyemeyiz neden bakın Yakup mektubu ne diyor .YAKUP 1;12-15 Tanrı bizi ayartılardan her zaman kurtarmak istiyor çünkü O çocuklarının günah işlemesinden hoşnut olmaz ama bizimde birşeyler yapmamız gerekiyor.Ayartılmamak için mümkün olduğu kadar denenmelerden kaçmamız gerekiyor Denenmelerden kaçmak günah değildir tam tersine iyidir Kutsal Kitapta bunun birçok örneğini görebiliyoruz. ( Örnek YUSUF )

İşte biz günah karşısında böylesine ayık ve uyanık olursak o zaman Baba Tanrı’da bizi günahtan, ayartılardan ve herşeyden önemlisi kötü olandan yani şeytandan koruyacaktır.Hatırlarsanız İsa’nın kendisi bizim için getsemani bahçesinde Baba Tanrı’ya böyle dua etti YUHANNA 17 ;15 “Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, Kötü olandan korumanı istiyorum.”

EGEMENLİK, GÜÇ VE YÜCELİK SONSUZLARA DEK SENİNDİR AMİN.
Antalya İncil Kilisesi Pastörü Ramazan Arkan

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir